logo

03/31/2020

Afrika’nin makûs talihi: Veba

Afrika’nin makûs talihi:  Veba

2020 yılına dünya çapında damgasını vuran Koronavirüsü, kıtalararası bir salgına sebep olduğu gibi tüm ülkelerde ayrı ayrı korkuya neden oldu. Tarihte bu tür vebalara emsal olarak belki 1918 yılında tüm Avrupa’yı ve Afrika’yı tesiri altına alan İspanyol gribi Çin’de ortaya çıkan Koronavirüsüne örnek teşkil eder. Son ikiyüzyıllık dünya tarihine baktığımızda Kolera başta olmak üzere birçok salgının Afrika’da can aldığını söylemek mümkündür. Bu minvalde Afrika kaynaklarına ve basınına göz attığımızda kuzeyden güneye her ükede ciddi kayıplara neden olan salgınlarla ilgili haberlerle karşılaşıyoruz. Afrika kaynakları ışığında yaşlı kıtayı tesiri altına alan bu vebaların tarihi seyrine bir göz atalım.

 

1800’lerde Afrika’da Salgın Hastalıklar

Büyük Britanya İmparatorluğu, 1795 yılında Güney Afrika’yı işgal edince Ümit Burnu’ndan Orta Afrika’ya kadar bir çizgi çizerek Sahra-altı Afrikasını hükmü idaresi altına aldı. 1800 yılı başında Ümit Burnu’nda Cape Governmental Gazette adıyla yayın yapmaya başlayan yerel gazetenin kayıtlarına yansıyan veba ile ilgili ilk haber 1801 yılının 26 Ekim günkü haberde yer almıştı. Fakat bu haberde sözkonusu vebanın İspanya’nın Cadiz şehrinde çıktığı ve İngiltere’nin Cape sömürgesine yayılmaması için İspanya’dan gelip Cape Town limanlarına uğrayacak İspanya banndralı gemilere müsaade edilmemesi ile ilgiliydi.[i]

 

Güney Afrika Milli Arşivleri ise Ümit Burnu’nda Kolera salgını hakkında çok ayrıntılı bilgilere yer vermiştir. Mesela 1841 ve 1860 yıllarında Kolera salgınından ölenlerle ilgili kayıtlar yer almaktadır.[ii] 2 Haziran 1868 yılında Güney Afrika’da çıkan bir habere göre Cape Town’da meydana gelen bir salgın yüzünden 5000 kişinin hastahanelik olduğu ve 900 kişinin şimdiden öldüğü kaydedilmişti. Haberde Dr. Thornton önlem olarak hastaları karşıdaki Robin adasında tutmayı uygun görmüş olduğu da rapor edilmişti.[iii]1 Nisan 1872 yılında Güney Afrika’da yayınlanan başka bir gazetede sıtma hastalığından şikayet ediliyordu. Yine 1880 yılında Mozambik’de ölümlere sebep olan Sıtma hastalığı o havalide yerel Müslüamn halkı eğiten Osmanlı alimi Seyyid Ebuebkir Efendi’nin de ölümüne sebep olmuştu. Dolayısıyla bölgede Malaria olarak bilinen sıtma hastalığı özellikle Afrika’nın Hint okyanusuna bakan doğu sahillerinde etkiliydi.

 

Güney Afrika’da yayınlanan The Christian Express gazetesinin 1 Eylül 1882 tarihli haberine göre Cape Town Protestan kilisesi Pazar günü saat 10’da Çiçek salgınından ölenler için bir tören hazırlamıştı. Çiçek virüsünün diğer şehirlere de yayıldığından endişe ediliyordu.[iv] 6 Ekim 1884 yılında Natal şehrinde çıkan bir gazete, Avrupa’da meydana gelen Kolera salgını hakkında bilgi vermekteydi. Özellilke İtalya’yı tesiri altına almış olan Kolera’nın şimdiden ölümlere yol açtığı ve Afrika’ya sıçramaması için dikkat edilmesi gerektiği vurgulanmıştı.[v]

1887 yılında Cape Town gazeteleri Smallpox yani çiçek salgınının şehirde ölümlere sebep olduğunu kaydetmişti. Cape Town Milli Arşivindeki bir belgede çiçek salgını yüzünden şehrin üstünde bulunan Tana Baru Mezarlığının gömüye kapatıldığı anlaşılmaktadır.[vi]1890 yılında Güney Afrika’nıın Natal şehrinde çıkan Kolera salgınınına sömürge hükümetinin ne gibi bir önlem alacağı bahis konusuydu.  29 Temmuz 1893 tarihinde  Sierra Leon’da çıkan bir gazete haberinde Kolera salgınının Batı Afrika sahillerini tesiri altına aldığı ve Senegal’de de tesirli olduğu rapor edilmişti. Kolonyal ofisten Dr. Renner’in gönderildiği ve şimdiden bazı hastaları tedavi ettiği ayrıca kaydedilmişti.[vii]

 

 

1900’lerde Afrika’da Salgınlar

 1900’lü yıllara gelindiğinde dünyada olduğu gibi Afrika’da da salgın hastalıklar can almaya devam ediyordu. Anglo-Boer savaşının sonunda toplama kamplarında tutulan Afrikanersların kötü yaşam koşullarından ötürü Kolera ve Tüberküloz salgınından toplama kamplarında öldüğünü 1902 yılına ait askeri raporlar kaydetmişti. 1903 yılında Mozambik’de hayvan sürülerinde görülen bir hastalığın salgın halinde insanlara bulaştığı haber edilmişti.[viii]

 

1908 yılında Güney Afrika gazetelerinde Almanya’da çıkan Koleranın can almaya devam ettiği rapor edilmişti. Afrika’nın Avrupa’da meydana gelen salgınları takip etmesinin yegane sebebi sömürgecilerin birçok defa Avrupa’dan Afrika’ya salgın hastalıkları beraberinde getirmeleridir.[ix]

1910 yılında Güney Afrika limanlarında Kolera salgınına karşı dezenfekte önlemleri alınması için kayıtlar yer almaktaydı.[x] 12 Mayıs 1911 yılında Zimbabve’de yayınlanan bir gazetede ise Karahumma salgınının Orta Afrika’dan aşağı doğru tüm Doğu Afrika ülkelerinde büyük kırıma yol açtığını rapor etmişti.[xi] 1916 yılında Lagos’ta yayınlanan bir gazetede bir Kolera ilacının reklamı yer almaktadır. Habere göre bu yeni icat edilen ilaç Kolera salıgını için devadır.[xii]

 

16 Kasım 1918 tarihli Güney Afrika’da yayınlanan gazete haberinde 7000 kişinin Güney Afrika’da salgından ötürü ölümle pençeleştiğini hatta 66 beyaz vatandaşın dahi öldüğü rapor edilmişti.[xiii]

1918 yılında İspanya gribi tüm dünyayı tehtit ettiği gibi Cape sömürgesinde de ölümlere sebep olmuştu. Bu salgının yayılmasına vesile olan temel etken Avrupa’dan gelen gemilerin Cape limanına uğramasıydı.[xiv] 1918 yılında bu büyük salgından ötürü Dutch Reform Kilisesinin Güney Afrika’da yetimlere bağış topladığı rapor edilmişti.[xv] 13 Şubat 1920 tarihli bir gazetede ise Bubonik Plague adında bir salgının Doğu Afrika sahillerinde ölümlere yol açtığı rapor edilmişti. Haberin devamında Mombasa limanına gelen bir İtalyan gemisinin bu hastalığı yaydığı kaydedilmişti.  Hıyarcıklı veba olarak bilinen bu salgının yirminci yüzyılın başlarında Amerika’da çok tesirli olduğu anlaşılmaktadır.[xvi]

1 Eylül 1922 tarihli The South African Outlook gazetesi bir grip salgınının olduğunu kaydetmişti. Bu grip salgınının şehirde tehlike saçtığı fakat en azından şu ana kadar bir ölüm haberine rastlanmadığı müjdeleniyordu.[xvii] 6 Ekim 1922 yılında Güney Afrika’nın Kimberley şehrinde çıkan bir gazetede Tifüs salgınında 20 kişinin öldüğü kaydedilmişti.[xviii] 3 Mart 1923 tarihinde Tanzanya’da Grip salgının Darüsselam şehrinde görüldüğü haber edilmişti. Habere göre Sewa Hacı Hastahanesinde salgına yakalanan yerlilerin tedavi altına alındığı rapor edilmişti.[xix]

 

1920lerin başında Etiyopya ve Uganda da meydana gelen salgının bir İtalyan gemisi tarafından Afrika’ya geldiği hatta bu geminin Mozambik’de limanda karantina da tutulduğu ile ilgili önemli bir gazete haberi, Mombasa

Güney Afrika’da ise 1940’ların en korkulu rüyası tüberkülozdu. O tarihte Güney Afrika’da yaşayan Osmanlı aile mensuplarından birçok kişinin de ölümüne neden olan Tüberkuloz salgını

1942 yılında Cape Town Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olan ilk Müslüman tabip Muhammed Şükrü Efendi’nin de ölümüne sebep olmuştu. 1946 yılında Erzurum Taş Konak adlı dededen kalan evinde vefat eden genç doktor Muhammed Şükrü Efendi’nin ölüm kaydında Tüberkuloz salgını bilgisi yer alıyordu.[xx]

 

2020 yılında ise Afrika’ya yine Avrupa yoluyla gelen başka bir veba türü Koronavirüsü, uzun zamandır tüm kıtayı tesir altına alan ölümcül bir  salgın olarak şimdiden tarihte yerini almış oldu.

 

Notlar

[i] Cape Governmental Gazette, 8 January 1801, “Epidemics” s. 3, Cape Town

[ii] Güney Afrika Milli Arşivi CO, 4293, 516, Memorial, CF. Juritz. Regarding Cholera in Ladismith.1860

[iii] The Natal Witness and Agriculture, 3 June 1868, s. 6. South Africa

[iv] The Christian Express, 1 September 1882’ “The Day of Intersection” s. 1, South Africa

[v] The Natal Witness, 6 October 1884, “The Cholera Epidemic” s. 4

[vi] Gençoğlu Halim. Ottoman Traces in Southern Africa: The Impact of Turkish Emissaries and Muslim Theologians. 1. ed. History, 220. Osmanbey, İstanbul: Libra Kitapçılık ve Yayıncılık, 2018.

[vii] The Sierra Leone Times, 29 July 1893, “Banquet to the Honourable Samuel Lewis. B. L.” S. 3

[viii] The Beira Post, 12 August 1903’ “Cattle Desaese” s. 2. Beira.

[ix] Rand Daily Mail, 13 November 1908, “Vendetta Epidemic” s. 7, Johannesburg

[x] Güney Afrika Milli Arşivi, Moh, 396 U44 Regulations and Precautions against Cholera at South African Shores. 1910

[xi] The Rhodesian Herald, 12 May 1911, “The Black Peril” s.11, Salisbury

[xii] The Lagos Standard, 20 Nisan 1916 “Painkiller, İnvaluable for Cholera” s. 5. Lagos

[xiii] The Mafeking Mail and Protectorate Guardian, 16 November 1918, “The Epidemic” s. 7 South Africa

[xiv] Cape Town Milli Arşivi, 1/CAR, 5/1/4, 83/18/5, Spanish İnfluenza Epidemic, 1917-191

[xv] The Rhodesian Herald, 27 December 1918, “The Epidemic Orphans” s. 12, Harare

[xvi] The Beira News, 13 February 1920, “Plague in East Africa” s. 3. Beira.

[xvii] The South African Outlook, 1 September 1922, “Lovedale and Fort-hare News” s. 199

[xviii] The Rhodesian Herald, 6 October 1922, “Typhus Epidemic” s. 21

[xix] Dares- Salaam Times, 3 March 1923, “İnfluenza in Dares- Salaam” s. 6

[xx] Gencoglu, Halim, “Birinci Dünya Savaşında Güney Afrikada Osmanlılar” Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı. Askeri Tarih Arastrmalari Dergisi, 100. yıl özel sayısı, Yıl. 13, Sati. 25, 2015. s. 188

 
Halim Gençoğlu
Historian Halim Gençoğlu is the author of four books and several articles in African Studies. He was born in Turkey in 1981. After his Bachelor's degree in Historical Studies, he completed his second Master’s degree in Religious Studies and Doctoral Studies in Hebrew Language and Literature at the University of Cape Town. Dr Gençoğlu continues his academic research as a postdoctoral fellow in Afro-Asian Studies and contract staff in African Studies at the University of Cape Town.

Calendar

Haziran 2020
P S Ç P C C P
« May    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

Polls

Will Julian Assange be extradited to the United States?

View Results

Yükleniyor ... Yükleniyor ...
-->